Freedom House’tan yeni rapor: Türkiye yine ‘özgür olmayan ülke’

Washington merkezli uluslararası insan hakları kuruluşu Freedom House’un 2023 yılı “İnternette Özgürlük Raporu” yayınlandı. Raporda; geçen yılki rapora göre 32 puandan 30 puana gerileyen Türkiye için “Türkiye’de internet özgürlüğü son 10 yılda giderek azaldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve iktidardaki AKP, sansürü artıran ve çevrim içi iletişimi suç haline getiren çeşitli yasaları yürürlüğe koydu” değerlendirmesine yer verildi.

70 ülkedeki internet özgürlüğüne ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı raporda, bu yıl internetin 17 ülkede özgür, 32 ülkede kısmen özgür ve 21 ülkede özgür olmadığı belirtildi. Türkiye, internetin özgür olmadığı ülkeler listesinde Ruanda, Sudan, Irak ve Libya gibi ülkelerin gerisinde yer alıyor.

Raporda, Türkiye’de internet kullanımı “Erişim engelleri”, “İçerik kısıtlamaları” ve “Kullanıcı hakları ihlalleri” başlıkları altında incelendi. 100 puan üzerinden yapılan değerlendirmede Türkiye; “Erişim engelleri” başlığında 12 puan, “İçerik kısıtlamaları” başlığında 10 puan ve “Kullanıcı hakları ihlallerinde” 8 puan aldı ve toplam 30 puanla “özgür olmayan ülkeler” kategorisinde yer aldı.

‘ÖZGÜRLÜK SON 10 YILDA GİDEREK AZALDI’

Raporda Türkiye için şu değerlendirme yapıldı:

“Türkiye’de internet özgürlüğü son on yılda giderek azaldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve iktidardaki AKP, sansürü artıran ve çevrimiçi iletişimi suç haline getiren çeşitli yasaları yürürlüğe koydu.

Raporun yayınlandığı dönemde Dezenformasyon Yasası yürürlüğe girdi. Bu yasa, internet de dahil olmak üzere yanlış olduğu düşünülen bilgilerin yayılmasına hapis cezası getiriyor. Mayıs 2023 seçimleri öncesinde Dezenformasyon Yasası, siyasi muhalefet üyelerinin yanı sıra eleştirel gazetecileri susturmak için kullanıldı. Ülkede sansür yaygın ve yüzlerce internet sitesi, çevrimiçi makale ve sosyal medya paylaşımı engellenmiş veya kaldırılmıştır. Çevrimiçi trol ağları sıklıkla hükümet yanlısı dezenformasyonu güçlendirmekte ve gazeteciler, aktivistler ve sosyal medya kullanıcıları çevrimiçi içerikleri nedeniyle yasal suçlamalarla karşı karşıya kalmaya devam etmektedir.

2002’den bu yana Türkiye’yi yöneten Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP, son yıllarda giderek otoriterleşti. Anayasal değişiklikler yoluyla ve muhalifler ile eleştirenleri hapse atarak önemli ölçüde güç kazandı.”

Raporda; Türkiye’deki duruma ilişkin yer alan bulgulardan öne çıkanlar ise şöyle:

– Bağlantı kısıtlamaları görece seyrek olmakla birlikte, Kasım 2022’de İstanbul’da meydana gelen bombalı saldırı ve Şubat 2023’te yaşanan depremlerin ardından iletişim platformları kısıtlanmıştır. İnternet altyapısının hükümet elinde merkezileştirilmesi, yetkililerin erişimi kasıtlı olarak kısıtlamasına olanak sağlamaktadır.

– Şubat 2023 depremlerinin ardından hükümet, görünüşte dezenformasyonla mücadele etmek için Twitter’a erişimi 8 saat süreyle engelledi.

-Yaygın olan erişim engellenmesinin yanı sıra, yetkililer içeriğin silinmesini ya da kaldırılmasını talep etme konusunda proaktif davranmaktadır.

– Dijital içeriğe yönelik pek çok kısıtlama orantılılık ve şeffaflıktan yoksundur.

– Yurttaşlar bloglar ve sosyal medya aracılığıyla Türk siyasetçilerini eleştirebilse de çevrimiçi kullanıcılara yönelik sindirme ve kovuşturmalar birçok kişinin otosansür uygulamasına yol açmıştır. Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla açılan çok sayıda dava son yıllarda sosyal medya kullanıcıları üzerinde önemli bir etki yaratmıştır.

– Bazı ekonomik kısıtlamalar kullanıcıların çevrimiçi içerik yayınlayabilmelerini olumsuz etkileyebilmektedir. Hükümet, AKP yanlısı çevrimiçi mecraları reklamlar aracılığıyla mali açıdan desteklerken, eleştirel yayınlardan bu desteği esirgemekte ve bağımsız çevrimiçi medyayı dezavantajlı durumda bırakmaktadır.

– Bağımsız yayın organlarının kapatılması, hükümet yanlısı medyanın üstünlüğü ve otosansür, çevrimiçi içeriğin çeşitliliğini olumsuz etkilemektedir. Hükümetin büyük medya kuruluşlarına sahip olması ve bunları kontrol etmesi bağımsız gazetecilik için zorluklar yaratmaktadır.

-Ceza kanununun ve Terörle Mücadele Kanunu ile Dezenformasyon Kanunu gibi diğer kanunların birçok hükmü, çevrimiçi faaliyetleri suç haline getirmek için kullanılmaktadır.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*